
YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM CANCAZIM…
Fiilen siyasete girmeden önce, siyaset arasındaki tuhaflıklar, karanlıklar ve verimsizlikler kafama takılırdı. Derdim ki, neden bu siyasetçiler her yerde aynı sözleri konuşurlar? Aynı ifadeler ve aynı klişeleşmiş lafları, herkese satarlar, neden?
Bir kısırlığın söz konusu olduğuna inanırdım. Zaman zaman hayıflanır, iç geçirirdim. Meseleler anlatılırken, meselelere çözüm önerileri sıralanırken, neden dilin güzel halini kullanmazdık?
Artık siyaset alanında Türkçe’nin güzel hasletlerini sergileyen yok? Dili doğru kullanan, meramını, mahiyetini anlaşılır sözlerle kitleleri hayale götürenlerde yok.
Neden peki?
Siyasetçilerin çoğu kitap okumuyor.
Siyasetçilerin çoğunluğu, monolog yaşıyor, kapalı devre hır gürün içinde günü yitiriyor.
Siyasetçilerin pek çoğu i aklını liderine ve önderine emanet edip düşünme, taşınma, yorum yapma, karar verme zahmetinden kaçıyor.
Parti disiplini, bir grup mantığıyla kalkıp oturma geleneği sürüp gidiyor… Zaptürap altına alma hevesi, gücü elinde tutanların vazgeçmedikleri önemli araçlardandır.
Kapalı devre hayat tarzına mahkûm olmuş siyasetçilerin, rutin işler dışında eğilecekleri hiçbir alan yoktur.
Mahalle kavgasını aratmayan resimler, siyaset arenasının biraz daha buğulu ve çarpıklaşmasına yol açıyor.
Ne yapmalı peki?
Bütün organizasyonlar, aklı başında, işi sulandırmayan ve yerlere düşürmeyen muhaliflere ve muhalefete muhtaçtır.
Bir yapının güçlü olması, muhalefetin doğru ve dürüst duruşu ve fiiliyatıyla ilgilidir.
Ancak… Elleri, dilleri çamur deryasına batmış, kendilerini muhalefet diye nitelendiren eğilimliler, muhalefet sıfatını haiz olamazlar…
Aklı başında muhalif düşünce ,kurumların vazgeçemeyecekleri aynalardır …Ayna olabilmeyi başarmış muhalif düşünce yararlıdır .
Bizim ülke ,arabesk yapılardan ve anlayışlardan bir türlü kendini sıyıramadığı için , sapla saman bir çok kere birbirine karışıyor …Ortaya komedi çıkıyor …
Ne yapmak lazım ?
Yeni şeyler söylemeli dostlar…Yeni haller sunmalı,yeni duruşlar sergilenmeli…
Bayatlamış ekmeği her sabah sofraya getirip ,menüde ekmek var iddiasında bulunmak gereksizliktir .
Dünya kendi tabii sürecinde değişime uğrarken ,dönüp dönüp aynı masalları halka anlatmanın,masal sahibine dahi yararı olmadığı görülmüştür .
Sloganik edalar,tavırlar,ifadeler yarar getirmiyor dünyamıza .
Yeni sular bulmak lazım ,yıkanmak için,yeni haller bulmak lazım geleceği kucaklamak için .
Akşam ajansları ,sabah gazeteleri okuyup gündem belirlemek ,sonra da laf söyleyenlerin peşine takılıp lafları icat etmek akıl karı mı?
Sözün gücünü göz ardı edip,bayağı tiklerle ,halkı koyun görmek bahtsızlığına düşmemek gerek…
Sözün masumiyetini ve namusunu korumak lazım cancazım…
Yeni sözler söylemek lazım…Yeni dünyalar çizmek,umutları yeşertmek …Dahası ,yüreklere aklın barışını sağlamak lazım.
Sen neredesin adam diye soracaklara, bir tek cevabım var… Sürüleşmek, sıradanlaşmak kalemi başkasına teslim etmemek için didiniyor, çırpınıyorum.
Kavgayı dışarıdakilerle değil ,içimdeki benlerle, binbir türlü nefsimle ,lüzumsuzla…..yapıyorum .
Dağın ötesinde ne var diye soranlara ,umut var demek istiyorum.
Umudu besleyen akarsular niye kurudu derseniz,sözüm sular akmaya devam ediyor . Lakin görmeyen gözlerin ,işitmeyen kulakların mendebur adımlarıdır , kuraklığı çağrıştıran derim …
Velhasıl sözü yeni olmayanların ,geleceği de yeni olmuyor dostlar …
Sürüleşmiş kitlelere ve gruplara inat …Kısırlaşmış siyaset tarlasına inat,gülleri çoğaltmak ,gül kokusuyla kainatı yıkamak istiyorum .
Derdim bu…
remzi ÇAYIR










Yorumlar