Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş yada Kayıt.    Kayıp Parola?

Guantanamo'dan mektup
(1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
En altSayfa: 12
BAŞLIK: Guantanamo'dan mektup
#231
Guantanamo'dan mektup 1 Yıl önce Karma: 3
Guantanamo'dan mektup

Babası, Abisi, ablası, kız kardeşi El-kaide tarafından öldürülen ve Guntanamo'da Elkaide diye esir tutulan bir gencin annesine yazdığı mektup Guantanamo gerçeğini apaçık ortaya seriyor. Okurken ağlamamak elde değil. İşte sicakgundem.com yayın yönetmeni Mehmet Begzade’nin Türkçeye çevirdiği o mektup.....

Sevgili Anneciğim!

Bu mektubu sana yazmak istemezdim ama senin isteğin üzerine yazıyorum anneciğim. Burada mektup yazdırmıyorlar anne, elimize kalem vermiyorlar kalemle intihar ederiz diye..
Benim burada çok sevdiğim bir Amerikalı asker arkadaşım var adı da Branden inan ki o hepsinden farklı, beni çok seviyor, benim için ağladığına şahit oldum, o çok iyi biri... İşte bu mektubu onun elinden gönderiyorum sana, Branden bugün gidecek, çok üzülüyorum o giderse çok yalnız kalacağım.. Buradan memleketine gidecek oradan da mutlaka Afganistan’a gideceğini ve gidip seni ziyaret edeceğini söyledi, benden mektup yazmamı istedi, kalem ve kağıdı bana o buldu.

Anneciğim !

Bana her şeyi yazsın demişsin. Hani bana hep diyordun ya 'oğlum sakın hiç bir şekilde kimseye yalan söyleme' diye.. Ben o sözünü hiç unutmadım ve onun için her şeyi sana yazacağım ama ne olur üzülme sadece dua et..
Biliyorsun anneciğim babamı, ağabeyimi, ablamı ve kardeşimi El- kaide (Taliban) katletti. Anneciğim düşmanımın cezasını benim çekmem inan ki çok zoruma gidiyor. Yine biliyorsun ki Taliban beni evden zorla alıp Amerika’ya karşı savaşmaya götürdü. Beni götürürlerken sırf sana zarar vermesinler diye sesimi çıkartamadım ve onlarla gittim sırf sana zarar vermesinler diye..
Anneciğim bunu anlatamıyorum kimseye benim şahidim bir sensin birde Allah. İnan ki anneciğim çok zoruma gidiyor ama elimden hiç bir şey gelmiyor. Bizi insan yerine koymuyorlar, hiç bir şekilde beni dinlemiyorlar. En çokta kafama vuruyorlar delirsin diye.. Zaten delirdim anneciğim. Onlar kafama vursunlar delireyim umurumda olmazdı ama anneciğim sen benim okumam için kendi takılarını sattın ve bu kafama bir şeyler girsin diye gece gündüz uyumadan benim derslerime yardımcı oldun hep onları düşünüyorum. Zaten beni kahreden onların benim kafamı tekmelemeleri değil senin emeğini tekmeliyorlar anne…
İşte bu benim çok zoruma gidiyor. Anneciğim delirdim dedim az önce bunu öylesine yazmıyorum gerçektende delirdim her şeyi unuttum. Sadece sen ve senin yaptıkların aklımda kaldı başka her şeyi unuttum. Değil teklemeleri kafamı kesseler yine senin o güzel yemeklerin, o sevgi dolu bakışların, yatağımın başında her gece döktüğün o gözyaşlarını, o sıcak öpücüklerini, hadi kalk oğlum kahvaltı hazır dediğin o sabahları, hele senin o kokun var ya anne o her zaman burnumda... unutmam anneciğim unutamam..
Kaç yıl oldu bilmiyorum, hatırlamıyorum ama biliyorum ki ilk defa senden bu kadar uzun zaman ayrı kaldım. Anneciğim inan ki seni çok özledim çok, yazdığım kağıt kırışık gelebilir sana ama kendimi tutamadım anneciğim kağıda baktıkça ağlıyorum ve yazamıyorum yazılar dağıldı anne belki zor okursun ama mektubu acilen yazmalıyım Brenden bekliyor.. Onu fazla bekletmemeliyim…
Yemekleri sorarsan yemek var. Ama o yemeği yerken, belki de bir köpek benden daha rahat yemek yiyordur diye düşünüyorum. Yemekte konuşamıyoruz konuştuğumuzda kafamıza bir yumruk yiyoruz. yani anlayacağın yemek menüsünde dayakta var anneciğim bu cümleyi yazarken gülümsedim acı bir şekilde.. Artık acı hissetmiyorum anne tek hissettiğim acı kalbimin acısıdır. Anne ben senden hiç uzak kalmamıştım alışırım dedim ama alışamadım anne, alışırım lafı yalanmış.. İnsan annesinden uzak kalmaya alışabilir mi anne?
Biliyorsun anne; babamı, abi’mi, ablamı ve çok sevdiğim o biricik minik kız kardeşimi elimizden aldılar.. Onları doğru düzgün gömemedik bile, tek sen kalmıştın senden başka kimsem yoktu sen büyüttün beni ben her şeyi çok iyi hatırlıyorum benim için çok şey yaptın anne. Sen benim her şeyimdin.. ,Geceleri kalkıp yatağımın üzerine oturuyordum bazen sen uyumakta oluyordun, Allaha yalvarıyordum ve tek varlığım olan seni benden ayırmasın diye yalvarıyordum anne..
Ben her halde ölene kadar burada kalacağım anneciğim bunlar bizi burada gömecekler çıkış görünmüyor anne.. ellerini özledim annem öpmek istiyorum, kucağını özledim annem başımı kucağına yaslamak istiyorum, Gözlerini özledim annem o gözleri görmek istiyorum, Sesini özledim annem o sesi duymak istiyorum, kokunu özledim annem yine eskisi gibi sabahları senin yorganına sarılmak istiyorum annem.. Kim bilir şimdi neredesin? Belki birinin yanında temizlikçi olarak çalışıyorsundur, belki de her hangi birinin çocuğuna o sıcak sevgini veriyorsundur.
Bilemiyorum annem.. Anneciğim bu benim sana ilk mektubum belki de son olacak. Tabi Branden gibi bir arkadaş daha bulursam sana yine yazarım. Branden çok iyi biri anne seni ona bol bol anlattım.. Seni çok merak ediyor. Ona da bana yaptığın yemeklerden yapar mısın anne.. Çok sevinecek.. Farsçayı az bir şey biliyor yani anlaşabileceksiniz. Birde Branden’in ailesi çok zenginmiş sana ev alacağını söyledi ve iyi bir hayat kuracağım kendi annem gibi bakacağım dedi hatta kabul edersen senide Amerika’ya götürecekmiş. Ben bir şey diyemedim biliyorum bu konularda çok hassassın ama Branden’i bi kere görsen sende çok seversin. Mektubu bitirmek zorundayım anneciğim. Ellerinden öperim Allaha emanet ol
Oğlun Rahman

NOT: Mektubu götüren asker Rahmanın annesini bulamıyor, sorup soruşturduktan sonra öldüğünü öğreniyor. Mektubu İngilizce’ye çevirip bir internet sitesinden yayınlama kararı alıyor. Branden kendi ismini değiştirip takma isim kullanmıştır.
ÇAĞRI
<MUH4WW3D> <R3SULULL4H>
EFSANE ALPEREN
Gönderiler: 150
graphgraph
Şu an sitede değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Konum: ÇEÇENİSTAN
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
LAİLAHEİLLALLAH
SEVDAMIZSIN ÇEÇENYA...
 
#232
Cvp:Guantanamo'dan mektup 1 Yıl önce Karma: 3
Guantanamo’da görevliyken, Müslüman olan ABD’li Terry Holdbrooks, hidayete giden süreci anlattı. İşte işkence ettiğinin dinine aşık olup, hidayete eren adamın öyküsü:


“İçinde bulundukları o kötü duruma rağmen hâlâ gülümseyebiliyor, şaka yapabiliyorlardı. Oysa ben dışarıda olmama rağmen, hiç gülümsemiyordum. Benim mutlu olmam gerekirken, onlar benden mutlu görünüyordu. İşkence timleri onlara Hıristiyanlık adına işkence yapıyordu, onlar ise onca işkence ve acıya sabırla karşılık veriyorlardı. Bende olmayan ama onlarda olan mutluluğun inançtan, İslâm’dan kaynaklandığını anladım ve Müslüman oldum. ”

Bu sözler, Guantanamo Üssü’nde bir yıl görev yapan Amerikalı eski asker Terry Holdbrooks ya da yeni ismiyle Mustafa Abdullah’a ait.


TÜRK BASININDA SADECE VAKİT’E KONUŞTU

İngiltere’deki Müslümanların düzenlediği Ramazan etkinliklerine katılmak için Londra’da bulunan Guantanamo Üssü’nde görev yaparken Müslüman olan Terry Holdbrooks Türk basınında ilk kez ve sadece Vakit’e konuştu. Guantanamo’da görev yaptığı 2003-2004 yılları arasında birçok Müslüman tutukluyla yakın dostluklar kuran Holdbrooks, 590 numaralı Guantanamo tutuklularından ve Amerikalıların “General” ismiyle çağırdığı Ahmed Raşidi’nin (2007 yılında Fas’a teslim edildi ama nerede olduğu konusunda hiçbir bilgi yok) huzurunda Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman oldu.

__________________________________________________________________________________________________

“ŞÜKÜRLER OLSUN İSLÂM’LA TANIŞTIM”

“Guantanamo deyince aklınıza ne geliyor?” sorusuna, “Guantanamo için şunu diyebilirim ki; hayatımın en önemli dönüm noktası orada gerçekleşti ama aynı zamanda en berbat yerlerden biriydi. Hayatımın en berbat yerinde Müslüman oldum. Bu yüzden Guantanamo’nun hem olumlu hem olumsuz olarak, benim için ayrı bir önemi var. Ama artık çok daha mutluyum ve kendimi iyi hissediyorum. Çünkü Allah’a şükürler olsun İslâm’la tanıştım” şeklinde cevaplıyor.

__________________________________________________________________________________________________

“ÖNCEKİ DİNİM MÜZİK VE ALKOLDÜ”

“Önceki dininizde mutlu değil miydiniz?” diye sorduğumuzda ise Holdbrooks şöyle diyor: “Daha önce bir dinim yoktu benim. Benim tek dinim müzik ve alkoldü. Mutluluğu alkolle arıyordum. Ama mutlu değildim. Şimdi ise çok iyiyim. Bakın, bizim eğitim sistemimizde İslâm diye bir şey öğretilmiyor. İslâm, Müslüman denilince insanlar kaşlarını çatıyor. İslâm’la ilk kez Guantanamo’da tanıştım ve iyi ki tanıştım. Yoksa hayatım bir hiç olarak devam edecekti.”

__________________________________________________________________________________________________

“ONLARI AYAKTA TUTAN ŞEY İSLÂM”

Holdbrooks, İslâm’a geçiş sürecinin çok çabuk bir şekilde olmadığını ve bunun en az altı ay aldığını söylüyor: “Ben hayatımda hep bir şeyleri sorgularım. Eğer bir şeyi yapıyorsam, onun mantıklı bir sebebi olmalı. Guantanamo’ya gönderilirken, Guantanamo’daki tutuklulara nasıl davranmamız gerektiği konusunda propagandaya tabi tutulduk. Ama ben onların bana sunduğu propagandanın hiçbir mantıki sebebini bulamadım. Sonra Guantanamo’ya geldim ve burada tutuklularla çok iyi iletişim kurdum. Tutuklular, içinde bulundukları o kötü duruma rağmen hâlâ gülümseyebiliyor, şaka yapabiliyorlardı. Oysa ben dışarıda olmama rağmen, hiç gülümsemiyordum. Benim mutlu olmam gerekirken, onlar benden mutlu görünüyordu. Sonra, onları mutlu kılan şeyin inançları, İslâm, olduğunu anladım.”

__________________________________________________________________________________________________

“MÜSLÜMAN OLDUĞUMU SÖYLEMEDİM”

Holdbrooks’e Müslüman olduğunda bunun Guantanamo’daki üslerince nasıl karşılandığını sorusuna, “Askerden ayrılana kadar ordudan kimseye Müslüman olduğumu söylemedim” diye cevap veriyor. Peki ya ailesi ve akrabaları, tanıdıkları nasıl karşılık verdi: “Benim bir ailem yok ya da görüştüğüm bir akrabam yok. Dolayısıyla tepki olmadı.” Holdbrooks 6 yaşındayken anne ve babası ayrılıyor ve o da büyük babası ile büyük annesinin yanında yaşıyor. “60’ların hippisi” olarak tanımladığı büyükanne ve büyükbabasının dinsel hiçbir şeye sahip olmadıkları için, kendisinin de dini bir yaşantısının olmadığını söylüyor Holdbrooks.

__________________________________________________________________________________________________

“MÜSLÜMAN OLDUKTAN SONRA 6 AY DAHA GUANTANAMO’DA KALDIM”

Müslüman olduktan sonra Guantanamo’da 6 ay daha görev yapan Holdbrooks’e Guantanamo’daki durumu soruyoruz: “Guantanamo, dünyanın en kötü yeri. Orada insanlar suçsuz oldukları halde ailelerinden binlerce kilometre uzaklıkta tutuluyor ve işkence yapılıyor. Ama şöyle bir şey de var; Guantanamo’dakilerin çok acı içinde olduğunu düşünseniz bile, oradaki insanlar inançlarından dolayı çok mutlu görünüyorlar. Hep pozitif duruyorlar. Onların bu mutluluğu inançlarından, İslâm’dan kaynaklanıyor.”

__________________________________________________________________________________________________

İBADETLERİNİ NASIL GERÇEKLEŞTİRİYORDU?

Holdbrooks, Müslüman olduktan sonra 6 ay daha görev yaptığı Guantanamo’da ibadetlerini nasıl gerçekleştiriyordu? Holdbrooks bu soruyu “Yakında çıkacak kitabımda görürsünüz” diye cevaplıyor.

__________________________________________________________________________________________________

DAHA UCUZ OLAN YEMEN’E TAŞINACAK

Terry Holdbrooks, “Bundan sonra ne yapacaksınız, nerede yaşayacaksınız?” sorumuza ise, “2010 yılında Yemen’e taşınmayı planlıyorum” diyor. “Neden Suudi Arabistan değil de Yemen” diye sorduğumuzda ise gülerek şöyle cevap veriyor: “Yemen, Suudi Arabistan’dan daha ucuz. Mesela Yemen’de peynirli bir burgeri 2 birime alıyorsanız, Suudi Arabistan’da bunun fiyatı 6 birim. Dolayısıyla kutsal topraklara yakınlığı hem de ucuzluğu açısından Yemen benim için ideal bir yer olacak.”

Amerika’da yaşadığı Arizona’da 30 binin üstünde Müslüman olduğunu söyleyen Holdbrooks, kendisinin yaşadığı bölgede çok az sayıda Müslüman bulunduğunu söylüyor. “Cuma günleri 50 kişi toplanıyoruz. İnşallah sayımız daha artar” diye temennide bulunuyor. Holbrooks’a ordudan ayrıldıktan sonra nasıl geçindiğini soruyoruz: “Ben artık bir yazarım. Yakında kitabım yayınlanacak” diye cevap veriyor. Holdbrooks’un bu ay içerisinde çıkması beklenen ve “Traitor” (İhanetçi) ismi taşıyan 200 sayfanın üstündeki kitabı ilk önce ABD ve İngiltere’de yayınlanacak. Guantanamo’da geçirdiği dönemi anlattığı kitabının basımı için şimdilik 3 bin dolara ihtiyacı olduğunu söylüyor Holdbrooks: “İnşallah bu parayı bulduğumuzda, kitabımı da basmış olacağım. Kitabımda beni İslâm’a götüren süreci ve orada yaşanan işkenceleri anlattım.”



(Vakit)
ÇAĞRI
<MUH4WW3D> <R3SULULL4H>
EFSANE ALPEREN
Gönderiler: 150
graphgraph
Şu an sitede değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
Konum: ÇEÇENİSTAN
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
LAİLAHEİLLALLAH
SEVDAMIZSIN ÇEÇENYA...
 
#252
Cvp:Guantanamo'dan mektup 1 Yıl önce Karma: 20
Allah razı olsun çağrı kardeş..bende müsadenizle eklemek isterim!..

Shaker Abdurraheem Aamer


2002 başlarından beri Guatanamo Körfezi'nde tutulan Shaker Abdurraheem Aamer, Ingiltere'de yaşayan Suudi Arabistan vatandaşıdır. A.B.D, Afganistan'da Suudi Hayir Cemiyeti – terörist örgütlere para gönderdiğinden şüphe edilen Al-Haramain Kurumu-na yaptığı çalışmaları dolayısıyla onun El Kaide ile ılışkılı olduğunu iddia etmektedir. Guantanamo tutuklularının arasında lider olan Aamer, açlık grevlerine son verilmesine yardimci oldu. Ordudan imtiyaz sağlayarak mahkumlar için şikayet komitesinin oluşması ve onlara Cenevre hükümlerinin gerektirdiği gibi davranılmasını sağladı. Eylül 2005'te, bu şikayet komitesinin oluşmasından günler sonra, ordu bu komiteyi dağıtarak Aamer'i şuan bulunduğu hücre hapsine gönderdi.



Onlar Barış İçin Savaştı

Huzur, diyorlar.
İç huzur mu?
Dünya huzuru mu?
Hangi huzur?

Onları konuşuyor, tartışıyor, savaşıyor görüyorum --
Ne çeşit bir huzur arayışındalar?
Neden öldürüyorlar? Ne planlıyorlar?

Bu adil bir konuşma mı? Neden tartışmaktalar?
Öldürmek bu kadar basit mi? Planları bu mu?

Evet, tabi ki!
Onlar konuşur, tartışır, öldürür--
Onlar huzur/barış için savaşmakta
.
arowona
EFSANE DAVA ADAMI
Gönderiler: 337
graphgraph
Şu an sitede değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
_KUNENA_PROFILE_BIRTHDAY: _KUNENA_DT_MONTHDAY_FMT
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
el_huqmu'Lillah!
 
#253
Cvp:Guantanamo'dan mektup 1 Yıl önce Karma: 20
Abdulaziz

Soyadını vermeme taraftarı olan Abdulaziz, A.B.D kuvvetleri Afganistan'a saldırdığında vatandaşı oldugu Suudi Arabistan'ın Riyad şehrinden yeni mezun olmuştu. Bölgeye kardeşini bulmak ve onu güvenli bir şekilde evine getirmek için gitti. Onu bulduktan kısa bir süre sonra, her ikisi de Kuzey Ittıfak kuvvetleri tarafından tutuklandı. Afgan hapsinde işkence gördükten sonra, 2002nin başlarında A.B.D ordusuna verildi ve sonuç olarak kardeşiyle birlikte Guantanamo'ya gönderildi.
Her ikisi de düşman savaşçılar olarak sınıflandırıldı. Kardeşi bir süre sonra salıverildi fakat Abdulaziz hala tutuklu bulunmakta.




Ey Hapis Karanlığı

Ey hapis karanlığı, çadırını kur.
Biz karanlığa aşığız.

Çünkü gecenin kara saatlerinden sonra,
İzzet'in ışığı doğacaktır.

Dünyanın bütün görkemiyle solmasına izin ver--
Yeter ki Allah rızasını kazanalım.

Bir çocuk problemle karşılaştıgında umutsuzluğa kapılabilir,
Fakat hep biliriz ki Allah'ın bir bildigi vardır.
Kayış sıkılaşıp kırılamaz görülse bile
Paramparça olacaktır.

Ey kriz, şiddetlen!
Sabah olmak üzere.


Şikayet etmeyeceğim

Kimseye yakınmayacağım ve kimseden lütuf beklemeyeceğim
Allah'tan başka, Allah yardımcım olsun.

Ey Rabbim, kalbim musibetlerle rahatsız.

Senden başka kimseye yakınmayacağım, denizler kuruluktan yakınsa bile.

Benim ruhum cennetlerde özgürken, vücudum zincirlerin hakimiyeti altında.

Bana sıkıntılı zamanlarda sabır, ferahta minnet bahşeden Allah'a hamdolsun.

Göğsüme (cennet) bahçeleri ve orkide yerleştiren Allah'a hamdolsun, her zaman benimle olacaklar.

Bana inanç bahşeden ve beni Müslüman yapan Allah'a hamdolsun.

Elhamdü lillahi Rabbil Alemin
.
arowona
EFSANE DAVA ADAMI
Gönderiler: 337
graphgraph
Şu an sitede değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
_KUNENA_PROFILE_BIRTHDAY: _KUNENA_DT_MONTHDAY_FMT
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
el_huqmu'Lillah!
 
#254
Cvp:Guantanamo'dan mektup 1 Yıl önce Karma: 20
Abdullah Thani Faris Al Anazi

Abdullah Thani Faris Al Anazi iki bacağını da Amerikan bombalamaları sırasında hayır işleriyle uğraştığı Afghanistan'da kaybetti. İlk bacağı alındıktan sonra hasta yatağında tutuklanıp Amerikan kuvvetlerine teslim edildi. Amerikan nezaretindeyken ikinci bacağı da alındı. 2002'den beri yeterli bir tıbbi yardım göremediği Guantanamo'da tutulmaktadır. Bazen, bant ile tutturulmuş protez bacaklarla yürütülmeye çalışılmaktadır.



Babama

Uzaklardaki hapishanelerde iki yıl geçti,
İki yıldır gözlerim gün yüzü görmüyor.
İki yıldır kalbim mesajlar göndermekte
Ailemin yaşadığı evlere,
Lavanta pamuklarının filizlendiği
Hayvan sürülerinin güdülüp iyice besledinkleri yerlerde.

Ey Flaij, evimize ziyarete gelenlere
nasıl yaşamış olduğumu anlat.
Izdıraplı ruhumun sesini duyduğunda
Düşüncelerinizin kasırga gibi dolandığını biliyorum.
Bumair'e tatlı huzur ve selamlar;
Onu alnından öp, çünkü o benim babam.
Kader bizleri yeni doğmuş bebekle ebeveyni ayrıldığı gibi kopardı.

Ey baba, burası adaletsizliğin hakim olduğu bir hapis.
Günahları dağları ağlatır.
Hiç bir suç işlemedim ve hiç bir suçtan sorumlu değilim.
Eğri pençelerim var,
Amma şişmanlamış koyun misali satıldım.

Doğrudan gayri bir yoldaşım yok.
İtiraf etmemi istiyorlar, ama ben günahsızım;
Bütün amellerim muhterem ve özür gerektirmez.
Beni doğru yoldan saptırmaya çalıştılar,
Bu kafesi güzel bir hayata değişmemi istediler.
Allah'tan, onlar nefsimi zincire bağlasalar,
Bütün Araplar ruhlarını satsa, ruhumu satmam.

Bu satırları, çocuklarının büyüdüğü gün için yazmaktayım.

Ey yaradılanı ilahi takdir ile yöneten
Tek olan ve hükmeden,
Huzur ve iyi haberler getiren,
Ibadet ettiğimiz Allah'ım,
Kalbi zulüm ile çarpan bu canavara dinginlik ver,
Ve bu tutsağı zincirli hapisten kurtar
arowona
EFSANE DAVA ADAMI
Gönderiler: 337
graphgraph
Şu an sitede değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
_KUNENA_PROFILE_BIRTHDAY: _KUNENA_DT_MONTHDAY_FMT
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
el_huqmu'Lillah!
 
#255
Cvp:Guantanamo'dan mektup 1 Yıl önce Karma: 20
Ustad Badruzzaman Badr

Ustad Badruzzaman Badr Ingilizce'de yüksek lisans yapmış olan üretken bir Pakistanlı roman yazarıdır. Kardeşi Şeyh Abdurraheem Muslim Dost ile 1980lerin büyük bir kısmını direnişçi savaşçıları Sovyet işgaline karşı destekleyen dergiler basmış ve Paştun milliyetçiliği için yazılar yazmıştır. Kasım 2001'de Pakistanlı İstihbarat görevlileri tarafından tutuklanıp A.B.D ordusuna teslim edildi. 2004'te Amerika'ya tehdit oluşturmadığına karar verildikten sonra Peshawar'a döndü. Kardeşiyle birlikte yakın bir süre önce hapisteki zamanlarıyla ilgili bir anı yazısı olan Guantanamo'nun Kırık Prangaları'nı yayınladı.



Kafesteki Aslanlar

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla,
Delta Kampı, Guantanamo, Küba'da yazılan bir şiir

Bizler zamanın kahramanlarıyız.
Bizler gururlu gençleriz.
Bizler korkutucu aslanlarız.

Bizler şimdi hikayelerde yaşamaktayız.
Bizler efsanelerde yaşamaktayız.
Bizler insanların kalplerinde yaşamaktayız.

Bizler işgalcilerin önünde siperiz.
Cesaretimiz dağlar kadar.
Günümüzün Firavunu bizden rahatsız.

Beyaz Saray'ın amiri,
Diğer günahkar amirler gibi,
Sabrımızı görememekte.

Gözyaşlarımızın girdabı
Ona doğru hızla ilerlemekte.
Bu taşkına karşı koymaya kimsenin gücü yetmez.

Bu en çok buradaki kafeslerde,
Gece yarısında yıldızlar
Iyi haberler getirdiğinde olur -

Mutlak galibiyet alacağız,
Ve dünya bizi bekleyecek,
Bedir'in Karavanı.
arowona
EFSANE DAVA ADAMI
Gönderiler: 337
graphgraph
Şu an sitede değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
_KUNENA_PROFILE_BIRTHDAY: _KUNENA_DT_MONTHDAY_FMT
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
el_huqmu'Lillah!
 
En üstSayfa: 12
Yetkililer: , ugrcnbks