|
Balıkesir Alperen Ocakları tarafından 26 Haziran 2010 Cumartesi günü düzenlenen ŞEHİTLERE RAHMET, BÖLÜCÜLÜĞE LANET BULAŞMASI adlı faaliyetimizde, Balıkesir Meydanında Okunan Basın Açıklaması..
Balıkesir ALPEREN OCAKLARI Başkanı Süleyman ATAK'ın BASIN AÇIKLAMASI
Saygıdeğer Balıkesir halkı, Siyasi partilerimizin ve sivil toplum kuruluşlarımızın saygıdeğer temsilcileri, saygıdeğer basın mensupları…
Çok acı günler yaşıyoruz. Ülkemizin semalarında kara kara bulutlar dolaşıyor…
ABD, İngiltere, İsrail ve Batılı bazı ülkelerin güdümündeki PKK adlı kanlı cinayet örgütünün her gün Türkiye’nin pek çok şehrinde karakol baskınlarına, bazı il ve ilçelerimizi yaşanmaz hale getiren kanunsuz gösterilerine, taşlı-sopalı-molotoflu saldırılarına, devlete ve millete meydan okuyan, kafa tutan eylemlerine şahit olmaktayız.
Eli kanlı katiller hem katliamlarını sürdürüyorlar, hem de büyük bir cüret ve küstahlıkla, tehditler savurarak, suç bastırmaya çalışıyorlar.
Onların siyasi temsilcileri de, daha da ileri giderek; sözde “Kürdistan’ın sınırları”ndan, “Diz çöktürmek”ten söz edebiliyorlar…
Geçtiğimiz günlerde acıların en acısı haberler yine ülkemizin çeşitli köşelerinden geldi, yüreklerimiz parçalandı.
Küresel güçlerin tetikçisi kiralık katiller, değişik illerde 2 askeri karakolumuzu basarak gençliğini bile yaşamamış-gencecik 11 askerimizi şehit etmişlerdi.
Daha onların acıları soğumamışken, bu kez de İstanbul Halkalı’da uzaktan kumandalı bomba ile 4 askerimizi ve 17 yaşında gencecik bir evladımızı katlettiler.
Dün de Elazığ’dan bir kara haber daha geldi: Karakoçan ilçesinde Baraj korumasında görevli 2 askerimiz şehit olurken, bir astsubayımız da ağır yaralandı. Ayrıca bu baskın sırasında orada bulanan yaşlı bir kadın da teröristlerin açtığı ateşle can verdi, 1’i çocuk 4 sivil vatandaşımız ağır yaralandı.
Her gün, her saat Türkiye’nin neresinden, kaç şehit haberi alacağımızın tedirginliğini yaşıyoruz. Çaresizlik içinde kıvranıyoruz. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır.
Saygıdeğer Balıkesirliler,
Milletimizin ve Şehitlerimizin acılarını bu meydanda bizimle paylaşan gönül dostları..
27 yıldır PKK terörü ile karşı karşıya kalan ve bir türlü yok edemeyen Devlet görevlilerinin bu konuda Milletimize çok geniş ve tatmin edici bir açıklama yapma zorunluluğu vardır.
Bu 27 yıllık sürecin başlamasında 12 Eylül askeri darbesinin ardından yürütülen sözde ezme ve sindirme tedbirlerinin büyük etkisi olduğunu kim inkâr edebilir…
Ülkeyi bugüne kadar yöneten tüm iktidarlar, terörü yok edeceğiz vaadi ile işbaşına gelmiş ama olaylar karşısında hamasetten öte bir icraat ortaya koyamamışlardır.
Her terör saldırısı sonrasında, “terörle mücadelemiz kararlılıkla sürdürülecektir” veya “Bölgeyi “BBG Evi gibi gözetliyoruz” şeklindeki beyanların öncekilerde olduğu gibi şimdilerde de toplumu teskin etmekten öteye bir faydası olmadığını artık biliyoruz.
Bir kez daha söylüyorum: Artık bıçak kemiğe dayanmıştır,
Terörün amacı ve hedefi; askerlerimizi, emniyet güçlerimizi, korucularımızı ve sivil vatandaşlarımızı katlederek bir kaos ortamı yaratmak, böylece ülkemizi güçsüzleştirmek, ekonomik açıdan bölgesinde etkisini azaltmak, dış ilişkilerde zayıflatmak ve en önemlisi kardeşi kardeşe düşman ederek, bir “ İç Savaş” çıkartmaktır.
Eli kanlı teröristler amaçlarını gerçekleştirmek için şiddete ve insanlık dışı uygulamalara başvururken, Türkiye’yi yönetenlerin 27 yıldır gerekli tedbirleri alamamasını, gücümüz ve imkânımız olduğu halde terörle mücadele yöntemlerini yeterince kullanmamasını millet olarak ibretle ve hayretle izlemekteyiz.
Terör örgütü PKK’nın maşaları sokakları savaş alanlarına çevirirken; siyasi temsilcileri, yani Bebek Katili Öcalan’ın Meclis’teki kuklaları da, kanunları ve hukuku kendilerine kalkan yaparak adeta halkla dalga geçmekte, alay etmektedirler.
Ne acıdır ki bütün bunlar, millet bütünlüğü hiçe sayılarak, iktidarların çaresizliği, muhalefetlerin ise sorumsuzluğu içinde cereyan edip gelişti.
Siyasi İktidarın bölücü terör konusundaki sıkıntılarını anlıyoruz. Demokratik açılım girişimlerinin ters yüz edilmek istendiğini de biliyoruz. PKK’ya destek veren tavırlarıyla BDP’yi de daha yakından tanıyoruz artık.
Ancak meclisteki muhalefetin üst düzey yöneticilerini anlamakta zorluk çekiyoruz. İktidarı yerden yere vurdukları halde, herhangi bir çözüm önerisi ortaya koymamaktadırlar.
Yeniden olağanüstü hal uygulamalarıyla hangi sonuçlar alınacaktır? Meclis içi muhalefetin de, Türkiye’yi gerileme sürükleme noktasında, dağdan beslenen BDP’lilerden bir noksanları yoktur.
Bebek Katili Eşkıya bu gün hayattaysa, İmralı Palas’ta istirahati yerinde ve devlete kafa tutarcasına bir takım güçler tarafından korunuyor ise; bunda, İdam cezasının kalkmasında mecliste olumlu oy kullanan milletvekillerinin payları var da, idam dosyasının Başbakanlık raflarında 2.5 yıl bekletilmesi için ilgili protokole imza atan devrin siyasi liderlerinin hiç mi vebali yoktur?
Millet ve tarih önünde ifade edelim ki: Eşkıya Başı’ın hayatta kalması için, Koalisyonun devamı ve uyum kültürü adına, AB Uyum Yasaları gereğince, İdam Cezasının kaldırılmasını sağlayanların, bugün “İmralı Canisi”nden söz etmeye hiç hakları yoktur. Çünkü kucaklarında buldukları o caniyi, onlar yaşatmış, bu günlere gelmesini onlar sağlamışlardır.
Artık bu “Dağdan beslenme” ve “Gerilim” siyaseti, “bölücülük” istismarı son bulmalıdır. Bağırıp çağırarak memleketteki kan gölü durmayacaktır. Siyaset tüccarları ellerini şehit tabutlarından çekmelidir. Türk Milletinin vicdanı ve aziz şehitlerimizin ruhları sızlamaktadır.
Bu sebeple bugün biz, bu eylemimizin adına, “Sessiz Yürüyüş” dedik…
Türk gençliğinin ortak sesi olmak adına; Balıkesirli Alperen gençler olarak, Bizler de, aşağıdaki görüşlerimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz:
Bir ırka, bir dine, hele hele eli kanlı bir terör örgütüne dayalı açılım asla kabul edilemez.
Açılımlar evrensel değerler üzerine olmalıdır. Açılım, insan hak ve özgürlükleri adına olmalıdır. Açılım, demokrasi için, adalet ve eşitlik için, din ve vicdan hürriyeti için olmalıdır. Kısacası açılım Türk milletinin tamamını kapsayacak şekilde olmak üzere, Güvenlik, Özgürlük ve Refah için olmalıdır.
Hiç bir siyasi parti; Zazaların, Kurmançların, Türkmenlerin, Kafkas veya Balkan Göçmenlerinin, Sünnilerin, Alevilerin, ya da Lozan’da belirtilen azınlıklar da dahil Türk milletine mensup herhangi bir unsurun tek başına temsilcisi olamaz.
Amerika, İsrail ve İngiltere başta olmak üzere dış mihrakların kontrolünde olduğu kesinlik kazanan taşeron bir cinayet örgütünün ve liderinin Kürtlerin temsilcisi gibi gösterilmesi, özelikle Doğu kökenli insanlarımıza hakarettir, saygısızlıktır.
Kaldı ki sadece Balıkesir Alperen Ocaklarında bile onlarca Doğulu-Güney doğulu gönüldaşımız bulunmaktadır. Biz onlarla birlikte, hiçbir ayrım kayrıma girmeden, Türk-İslam Ülküsü yolunda ortak çalışmalar yapmaktayız.
Geçmişten beri oy kaygısıyla terör örgütünün palazlanmasına sebep olan, bunların yandaşlarını Meclis'e taşıyarak siyasallaştıran, DYP-SHP Hükümetine verdikleri güven oylarıyla İktidar ortağı yapan, yasaları çiğneyerek Terörist başına ayrıcalık tanıyan ve muhatap alan siyasetçiler de en az Dış Güçler kadar bu suça, bu bölücülüğe, terör olaylarının bu denli artmasına ortak olmuşlardır.
Doğusu, batısı, güneyi ve kuzeyiyle mukaddes ve ayrılmaz bir bütün olarak gördüğümüz Türk milletinin; sadece Malazgirt Zaferinden beri değil, Atatürk’ün ifadesiyle 7 Bin yıldan beri bu topraklarda yaşamakta olduğunun bilinci içindeyiz.
Yani sadece Bin yıldır değil, 7 Bin yıldır bu topraklarda birlikte yaşıyoruz. Ve bu ülkenin adı TÜRKİYE’dir.
Asırlarca, İslam coğrafyasına ve mazlum milletlere kan kusturan Haçlı kalıntısı ülkeler; tek devlet - tek millet olma yolunda ilerlerken, işgal altındaki Müslüman halkların tek umudu olan Türkiye'yi bölmeye çalışmak, vatana da, Dünya Türklüğüne de, İslam ümmetine de ihanettir.
Balıkesir Alperen Ocakları olarak, Balıkesir halkını ve Balıkesir gençliğini, bölücü ve yıkıcı, devlet ve millet düşmanı hainlere karşı duyarlı olmaya ve sağduyulu davranmaya davet ediyoruz…
İktidarıyla muhalefetiyle bütün Siyasilerimizi, sivil toplum kuruluşlarımızı, Doğu ve Güney doğudaki bütün kanaat önderlerini, Türkiye’nin milli birlik ve bütünlüğünün sağlanmasında katkısı olacak herkesi ve her kesimi bir “gönül seferberliği” içinde, “yeniden kuvva-yı milliye anlayışı” ile birleşmeye davet ediyoruz…
Bu vesile ile aziz şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.
Askeriyle-polisiyle-korucusuyla bütün güvenlik güçlerimize, gazilerimize minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz..
Bölücü-Marksist-işbirlikçi cinayet örgütü PKK’yı ve onun Canibaşını şiddetle ve nefretle lanetliyoruz..
Allah yar ve yardımcımız olsun..
Balıkesir halkına ve kamuoyuna saygılarımızla…
Alperen Ocakları Balıkesir İl Temsilcisi
Süleyman ATAK
|