Bu Guruba Herkes Üye Olabilir ve İçeriğini Görebilir.
Özel
Bu Gruba Katılmak İsteyen yeni Üyeler Onay Gerektirmektedir. Herkes Grubun Açıklamasına Görüntüleyebilir. Sadece grup Üyeleri Grup İçeriğini Görüntüleme İznine Sahiptir.
AMANSIZ BİR SAVAŞTA YERİNİ TAM AL; CEPHENİ DOĞRU SEÇ !
Prof.Dr.Mahmud Es’ad COŞAN (Rh.A.) Hocaefendi
Kadın ve Aile Dergisi – Ağustos 1997
Dünyada pek çok millet ve devlet var. Bütün insanlar kardeş olduğuna göre, birbirlerini severek, yardımlaşarak yaşamaları gerek. Ama gerçekte işler bu yönde gitmiyor. Büyük menfaatleri yakalamış, zenginleşmiş ve başkalarını gaddarca sömürerek semirmiş ve güçlenmiş bazı devletler, hatta bunların yönetimi ele geçirmiş bazı küçük zümreler ve gizli teşkilatlar, büyük çoğunlukların aleyhine çalışıyor, zulüm yapıyor, hakları çiğniyor, özgürlükleri engelliyor, cihanı fesada veriyor; binlerce, milyonlarca insanın canına kıyıyor.
Ne yapmak lazım? Düşman zengin, düşman kuvvetli, düşman uyanık, techizatlı, düşman gizlenmiş, düşman büyük idari, askeri imkanlara sahip; düşman usta hırsız misali yaygaracı, velveleci, farfaracı, reklamcı, saptırıcı, hilekar ve madrabaz... Ortada gözükmüyor, ele geçmiyor, kendini belli etmiyor, perde arkasında duruyor, ajan kullanıyor, milletleri içinden idare ediyor, birbirlerine kırdırıyor...
Etrafa bakınız, yurtiçi ve yurtdışı olaylarını inceleyiniz, her taşın altından sayılı, birkaç, aynı, sicilli, belli, mahud, malum, gizli örgütün çıktığını göreceksiniz. Bunlar hakkında ciddi araştırmalar da yapılmış, değerli kitaplar da neşredilmiş. Belki herkesin kitaplığında bunlardan birkaçı mevcut, sizde de var. Belki siz de biliyorsunuz, isim isim, örgüt örgüt... Ama tek başına bir şey yapamıyor, oturduğunuz yerden kızıyor, köpürüyor, çaresizlik içinde çırpınıyorsunuz. Önce şunu biliniz ki çok ciddi, çok mühim, çok vahim, çok bilgili, çok tehlikeli bir düşmanla, bir ölüm-kalım savaşı yapıyorsunuz. Düşman sizi Bosna'da, Çeçenistan'da olduğu gibi mahvetmek, yok etmek istiyor; karınızı, çoluk çocuğunuzu kesecek, evinizi-barkınızı yıkacak, ülkenizi istila edecek, parçalayacak, bölüşecek. Siz savaşı mazide, tarihte, geride, dışta, uzakta sanıyorsunuz, o öyle düşünmüyor; siz gevşemiş, rehavete düşmüşsünüz, o tüm hızıyla tahribata devam ediyor; insafı, merhameti yok; gayzı, nefreti, kini çok; sabotaj yapıyor, vurup kırıyor, çalıp çırpıyor, orman yakıyor, her fırsatı değerlendiriyor, her türlü zararı yapıyor, her gün yeni bir melanet uyguluyor. Günü gelince, ortam hazırlanınca iç karışıklıklar ve çatışmalarla işi tırmandırıp sonuca ulaşmaya çalışıyor; sen ise işinde, gücünde, tatilinde, yazlığında, gafletinde, zevkinde, keyfinde devam ediyorsun, seferberlik var, haberin yok; top sesleri geliyor, sen uyumaktasın.
Harp var diyorum, anlamıyor musun? Sivil, görünmez bir harp, şiddetli ama gizli bir ceng ü cidal... Dost gibi görünen sahte tebessümlere aldanma; suret-i haktan görünen maskeli batıla kanma; reklama, afişe, boyaya, hayale, hülyaya, palavraya, propagandaya inanma. Onlar bu kandırmacaların savaşın bir parçası oluğunu çok iyi biliyor ve aldatmacaya çok önem veriyorlar; ancak milleti kandırabildikleri ölçüde başarı kazanabileceklerinin çok iyi farkındalar. Bu uğurda milyarlar, trilyonlar harcıyorlar, sonra da bunu bizim kesemizden, bizim bütçemizden, bizim devlet hazinemizden, halkın sırtından çıkartıyorlar. Çok acı, çok feci bir durum. Bu necip millete, bu aziz ümmete çok yazık oluyor, senin gafletin, cehaletin, rehavetin yüzünden...
Bu topraklarda en az iki asırdan beri süren korkunç ve amansız bir din, iman, medeniyet, irfan, ümran savaşı... Sebep hep aynı: Türk ve İslam düşmanlığı. Amaç: Senin devletini yıkmak, ülkeni parçalamak, yutmak. Sen onların esiri, işçisi, çöpçüsü olacaksın, onların dinine gireceksin, entegre olacaksın, eriyeceksin, biteceksin. Onlar Bizans'ı ihya edecek, Pontus'u yeniden kuracak, Ermenistan Karadeniz'e, Akdeniz'e kadar genişleyecek, Ege Kıyıları, Antalya, Akdeniz Sahilleri onların zevk ü safa yerleri olacak; petrolü, madenleri, ülkenin maddi yer üstü ve yer altı servetlerini onlar sömürecek; paraya, idareye, zenginliklere onlar sahip olacak, sen kan kusacak, mahrum yaşayacak, hor ve zelil öleceksin. Sana konuşma hakkı yok, sen istekte bulunamazsın, sen gönlünce ibadet edemezsin, sen İslamca yaşayamazsın, sen dini kurum kuramazsın, sen büyük ticaret yapamazsın, sen sanayici olamazsın, sen finans kurumu açamazsın. Başörtüsü yok, sakal yok, çarşaf yok, tesettür yok; imam-hatip okulu, Kur'an Kursu, din tahsili, tasavvuf, manevi eğitim, nefis terbiyesi yok; ahlak, edep, namus yasak, kötü, çağdışı, çağdaşlığa laikliğe aykırı...filan.
Aklını başına iyi topla, şeytanın ordusuna katılma, Rahman'ın safında yerini al, kime hizmet ettiğini, hangi amaca alet edildiğini iyi anla; bozguncuya, yıkıcıya, fitneciye, kafire, müşrike, münafıka yar ve yardakçı, destekçi ve yardımcı olma; ülkeni Cezayir'e, Suriye'ye, Filistin'e, Afganistan'a çevirttirme! Allah'tan kork, hesabı, Mahkeme-i Kübra'yı iyi düşün; dindaş, gönüldaş ve ülküdaşlarınla sıkı bir işbirliğine gir, hak ve hürriyetlerini iyi koru, ülkeni yabancılara kaptırma, müstevlileri kov, eski diyarları kurtar, İslam'ı cihana yay! Düşmandan korkma, Cenab-ı Mevla'ya tam tevekkül eyle ki O müminlerin dostu ve yardımcısıdır.